Tercih Yapacaklara Bir Tavsiye

Bu tür yazıları sene sonuna bırakacaktım ama malum YGS açıklandı, yavaştan ileriye yönelik puan ve tercih hesapları başlar. O yüzden çok dikkatli olmanız gereken bu konuda bir uyarı yapmam gerek.

Geçenlerde bir internet sitesinde (hangi site olduğunu muhtemelen biliyorsunuz.) bir çocuğa rastgeldim. Çocuk İTÜ Makina kazanmış daha yeni. Hazırlık okuyor. Siteye konu açmış. Okulunu ve bölümünü iyice övmüş. En iyi bölüm makinadır demiş. Makina da en iyi İTÜ'de okunur demiş. Bu mantıkla gidilmesi gereken en iyi yerin İTÜ Makina olduğunu söylemiş.

Şimdi bu yazıyı yazmamın nedeni İTÜ Makina'nın kötü veya iyi olması değil. Çocuk daha hazırlık okuyor ama sanarsın mezun olmuş piyasaya atılmış feleğin çemberinden geçmiş. Öyle bir konuşması var ki. Boğaziçi için diyor oradan çıkan yönetici olur. 
Bilkent için fakirler yurt parasından kâr etmek için yazıyor. ("-_-) 
ODTÜ için İngilizce okumak o kadar iyi değil, İngilizce her yerde öğrenilir Türkçe daha iyi.
En gıral İTÜ lololo.

Sorsan daha bir bölüm dersine girmemiş. Yardırıyor da yardırıyor. O kadar saçma şeyler söylemiş ki ben de müdahale ettim. Ama konudaki başkaları tarafından saldırıya uğradım. En çok dikkatimi çeken şey Bilkent EE mezunuyum okul burssuzlardan dolayı zorlamıyordu Avea'da zor iş buldum keşke makine tercih etseydim diyen eleman.

Ertesi gün ortaya çıkan şey şu; o hazırlıktaki adamın 7 tane fake hesabı varmış. Bu konudaki bana saldıran "başkaları" meğerse hep aynı kişiymiş. Bilkentte okuduğunu söyleyen de aynı fakemiş. 

Adam tam bir şizofren çıktı Rıza baba :)

Admine o kadar mesaj attım. Yapmayın etmeyin, bu çocuk herhangi bir otorite olmadan milleti yönlendiriyor, insanların geleceğiyle oynuyor. Kapatın şu konuyu. Tabii ki iq seviyesi bir hayli düşük olan ve mesaj silmekten başka bir şey yapmayan gerizekalı donanımhaber adminleri konuyu kapatmadı. Site her zamanki gibi bilgi kirliliğiyle öyle kaldı.

En azından kendi okuyucularımı kurtarayım..

*

Arkadaşlar tercih yaptığınız yeri araştırıyorken ilk yapmanız gereken şey oranın mezunu olmuş çalışan kişileriyle birebir görüşmek. Telefon da olur. Araya aracı sokmanızı pek önermem. Sorular hazırlayın bol bol sorun. Aynı zamanda kişinin sosyal statüsüne ve maaşına dikkat edin. (Eve doğalgaz takmaya gelen makine mühendisliği mezunu usta bana makine yaz demişti de o yüzden söyledim bunu.)

İkinci olarak, ekşisözlük olur, donanimhaber olur, uludağsözlük olur, o okullara giden kişileri bulup tek tek özel mesaj atın. Ama bu mesajları okul tanıtmak gibi bir amacı olmayan, sadece geçiyormuş uğramış kişilere atın. Yani okuluna gereksiz yere hayran kişilere atmayın çünkü bu zavallı gibi hazırlıkta okuyan kişiler çıkabilir karşınıza :)

İlkinden mezunlar napıyor onu öğreneceksiniz, ikincisinden okul nasıl bir yer. Bunlar kritik şeyler.

Ve tabii kendi özel sebeplerinizi de ihmal etmeyin. Basit bir örnek vereyim geçen yıl tıp yazacak olsam gözüm kapalı Cerrahpaşa yazardım, bu seneki aklımla ise gözüm kapalı Uludağ yazardım. Tıp yazacaksam kendi şehrimde okurdum yani. Tabii bu benim görüşüm. Ve kendime özel bir sebebim.

Özetle; internette kötü insanlar var. Güvenilir bir kaynak olmadıkları halde sağdan soldan çırptıkları bilgilerle sizi yalan yanlış yönlendirebiliyorlar. Araştırma yaparken ilk aradığınız şey tecrübe olsun. Örneğin ben Bilkentte Bilgisayar mühendisliğindeyim, 2 ay sonra birinci sınıfı bitiricem. Ben tutup da bilgisayar mühendisliği çok havalı diğer mühendisliklerden şundan bundan iyi dersem beni dinlemeyin. Çünkü ne kendim mezun oldum ne de aynı bölümden mezun tanıdığım var. Öyle biri olsaydı onun yaşamını örnek olarak gösterirdim ama "mezunlar para basıyor" gibi genellemelerde bulunmazdım. İşte insanlar bu konuda hassas değil. Cem Yılmaz'ın dediği gibi ülkede "Bilmiyorum." diye bir söz mevcut değil.



Bu arada sonuçlar ne oldu ya? :)

LYS için Başlangıç Taktikleri

Bazı arkadaşlardan gelen "Site göz yoruyor." şikayeti üzerine işe fontu değiştirmekle başladım. Arial yaptım. Öncekiler mi yoksa bu mu? Cevap verirseniz sevinirim.

Güncelleme: Yazmayı unutmuşum, yaptığım stratejileri sadece LYS'ye yönelik değil okul sınavlarına yönelik olarak da yaptım. Örneğin biyolojiye şimşek taktiği uygulayın dedim (yıldırım harekâtı deseymişim keşke). Bunu yazarken benim okul sınavlarımı da gözönünde bulundurarak bunu yaptığımı söylemeyi unutmuşum. Biyolojiye mecburen çalışacaktım, ben de oturup 12.sınıf biyoloji konularının %80'ini bitirmiştim. Bu taktiğin çıkış noktası budur.

Türevle ilgili yazılarıma da Ekol Hocadan iki video izledim.


******************************************

Öncelikle kendimden tekrar bahsedeyim;


Merhaba ben azimli yazar. YGS1'de 1152. oldum. Böyle şaşırtıcı bulunan bir sonuçla gelince okulda bayağı havam oldu. YGS bittikten sonra LYS'de de strateji yapmaya devam ettim. Birazdan işe yarayan birkaç stratejimi açıklayacağım. Daha detaylı rehberler olacak mı derseniz, sınavlarım bittikten sonra diğer arkadaşlarıma danışarak bir şeyler yazmayı düşünüyorum. (Yine transferler olacak.) 

Hikayem şu şekilde:.Haftada bir devamsızlık yaparak YGS'den önce ihmal ettiğim 12.sınıf konularını videolardan çalışarak bitirdim, sonra dershanede de aynı konuları işleyince tekrar etmiş oldum. Devamsızlık hakkım bir hayli azalmıştı, ya 2.sınavlardan sonra mayıs ayında okula 3 hafta gelip hazirandaki sınavları iptal ettirebilecektim (rapor alarak) ya da 3 hafta ders çalışıp sadece deneme çözecek kıvama geldiğimde okulda hiçbir 12.sınıf yokken okula gidip rahat rahat dersimi çalışacaktım. Sınavlar artık pek önemli değildi. Ben ikinci seçeneği seçtim. En sıkı çalıştığım ay mayıs ayı oldu, mayıs ayı önemli onunla ilgili ayrıca bir yazı gelecek.

En büyük hatam "LYS süre kullanımı ölçmüyor bilgi ölçüyor nasolsa çok deneme çözmeme gerek yok." diyip YGS'deki deneme performansımı LYS'de göstermemek oldu. Matematiği ve Geometriyi yetiştiremedim. (Tüm sorulara baktım ama tüm soruları çözemedim, zamanım olsaydı bazılarını çözebilirdim.)

Sonuç olarak netlerim şu şekildeydi:


O değil de diploma notu 39 sıra ileri atabilmiş sadece ehuehe.

Sonuç olarak yükseliş yerine düşüş yaşadığım için biraz kendime güvensizliğim var ama neyse. Başıma daha kötüsü de gelebilirdi. 

Matematik:
Arkadaşlar size yazın 12.sınıf çalışın dedim çünkü ben 12.sınıf konularından sıkılmış, limitten sonrasını boşlamıştım. YGS bittiğinde ilk işim türev çalışmak oldu. Oturduğum video sitesinin karşısına hepsini bir günde bitirdim. Bütün formülleri cartı curtu not ettim. Üzerine test çözünce pek de sorun olmadı. Türev kolay arkadaş, bir kaç tane kuralı var, çoğu da mantığa dayalı. 

Türevde zorlanabileceğiniz tek şey türev tanımı. Onu geçen sene anlamamıştım çünkü ezberciliği anca lisede ezberci olduğumdan (gerçi 12.sınıfta biraz atmaya başlamıştım) (ezberciliğin nedeni sınavlara son gün çaışmak elbette) hala ezberlemeye çalışıyordum.

Güncel: Türev tanımını ezberlemeye kalkarsanız şöyle bir durumla karşılaşabilirsiniz: 
Gerçi bu limiti anlatıyor ama türev için de aynı şey geçerli.




Hemen anlatayım. 

Formül şu:



Ama 2 bilinmeyen olduğundan direkt olarak F'(3) nasıl bulunur onu göstereceğim.

F(x) = x^2 (xkare)




İşlemlere isterseniz bakın, ama önce açıklama yapayım.

Bakın arkadaşlar olay şu; 
Bir doğrunun eğimi nasıl bulunur? (y2 - y1) / (x2 - x1) değil midir? Yani yüksekliği tabana bölüyoruz bir nevi.
Peki fonksiyon nedir? Fonksiyon bir değer alıp ona bir şeyler yapar değişik bir şekilde çıkartır. Meyve girer meyve suyu çıkar mesela. f(x) = x^2 bir fonksiyondur. x girer xkare çıkar. çıkan bu xkare koordinat düzleminde y ile gösterilir. Yani aynı zamanda y = x^2 diyebiliriz. Zaten bir fonksiyonun tersini bulurken de genelde böyle yaparız.

Demek istediğim (y2 - y1) yerine f(x2) - f(x1) yazabiliriz. Sadece sembolleri değiştirerek denklemi  f(x2) - f(x1) / (x2 - x1) haline getirdim.

Şimdi.

Türevde ne işe yarıyor ona gelelim. Bir doğrunun eğimini 2 noktasını bilirsek yukarıdaki formülü uygulayarak çıkabiliriz. Ama ben bir eğrinin bir noktasından çizilen teğet doğrunun eğimini bulmak istiyorum manyağım ya ben. :)

Yani istediğim şu:



Slope eğim, tangent line da teğet doğrusu demek. Türkçe olup da bu kadar sade bir grafik bulamadım idare edin. Eğrimizin fonksiyonu f(x) = x^2 kare olsun. Tamam x^2'ye benzemiyor da yukarıdaki örnekle bağdaşsın diye böyle yaptım. 

Şimdi gördüğünüz gibi bir eğrimiz var. Bu eğride bir noktayı gözümüze kestiriyoruz ve oradan buna teğet bir doğru çiziyoruz. Yani doğrumuz eğriyi sadece bu noktadan kesiyor. 

Biz bu teğet doğrusunun eğimini bulmak istedik. 

Napmalıyız? Elimizde sadece bir nokta var. x, y noktası veya y'nin yerine fonksiyonu koyarsak 
x, f(x) noktası veya x, x^2 noktası. Hepsi aynı şey. Bu noktaya a noktası diyelim. x'in de adını a diye değiştiriyorum doğal olarak fonksiyon da f(a) = a^2 oldu. Yine konuyu yukarıdaki örneğe getirmek için yapıyorum bunları. x harfini unutun.

Matematikçi abiler şöyle bir taktik yapmış. Biri demiş ki "Eğrinin üzerinde bizim teğet noktasına yakın bir (b, b^2) noktası belirleyelim. Eğimi bu nokta sayesinde buluruz." 
Öbürü itiraz etmiş, demiş ki "b,b^2 noktası o kadar a,a^2 veya a, f(a) noktasına o kadar yakın değil. Daha yakın bir nokta belirleyelim."

En sonunda akıllının biri çıkmış. "Bu böyle olmayacak, en iyisi biz a, f(a) noktasına olabilecek en yakın noktayı belirleyelim. Bu nokta'nın ismi a+h, f(a+h) olsun. Eğer bu iki noktayı eğim denklemine yazarsak en yakın eğim değerini elde edebiliriz. Çünkü bu iki nokta birbirine çok yakın olduğundan sanki bir doğrunun üzerinde gibiler. Eğriye mikroskopla çok yakından bakarsanız biraz daha düz gözükmez mi?" diye olaya son noktayı koymuş. Peki bu a+h nasıl a'ya en yakın değeri alır. h = 0 olsa? Ama o zaman a+h = a olur dolayısıyla iki nokta aynı noktalar olur olmaz. 

Cevap can dostumuz limit. a+h ta h 0 a yaklaşırsa tam  0 olmuyor ama a+h neredeyse a'ya eşit oluyor. 

Resimden de anlayabilirsiniz:


Gördüğünüz gibi denklem giderek gerçekçi bir hal alıyor. Doğrunun eğriyi kestiği ikinci (sağdaki) noktaya bakın nasıl da yaklaşıyor soldaki noktaya. Yani teğet noktası dediğim noktaya.

(Bu arada hikaye tamamen sallamadır.)

Ve  f(x2) - f(x1) / (x2 - x1) diye tabir ettiğim eğim denkleminde x1, y1 noktaları a ve f(a), x2, y2 noktaları a+h ve f(a+h) oldu.

Dolayısıyla noktaları yerine yazdığımızda şöyle bir eğim denklemimiz oldu:


f'(a) ne oluyor peki. İşte bu eğrinin a,f(a) veya a, a^2 noktasındaki eğimine o noktadaki türevi diyoruz. 

Ha bu arada paydada a+h - a yapıyoruz, a'lar birbirini götürdüğü için sadece h yazdık.

Bu kadaar.

Şimdi problemimize tekrar dönelim. Bizden f'(3) bulmamız istendi. Türev yani eğim denkleminden bulalım bunu.




Türev kolay demiştim değil mi? Adamlar buldukları çeşitli kurallarla bizi bunca zahmetten kurtarmışlar.

Direkt fonksiyon denkleminden de türev denklemini çıkartıp istediğimiz noktayı yerine yazıp eğimi bulabiliyoruz.

f(x) = x^2

demiştik. Üs başa katsayı olarak düşüyor. Ve üs'ten bir eksiliyor.

f'(x) = 2x oluyor.

Dikkat! Bu denklem artık x, f(x) noktasındaki veya x, y noktasındaki y'yi bulmuyor. f eğrisinin x,y noktasından geçen teğetin eğimini buluyor. 

x yerine 3 yazdığımızda karşımıza eğimi 6 buluyoruz. E yukarıda da aynısını bulmamış mıydık?

Türevi kurallarla yapmak kolay ama türev tanımından soru geldiği oluyor, tüm bunları o yüzden yazdım. 

Ekol hocadan ilginç bir video: (teressa lisbon'a teşekkürler)



****

Diğer konulara, integral biraz zor, ben integral videolarını 2-3 kez bitirdim sanırım. Türevdeki gibi belli kuralları var ama kurallar bu sefer biraz fazla. Oturup çalışacaksınız videolardan başka çaresi yok.

Biz YGS'den önce LYS matta logaritmayı bitirmiştik diye hatırlıyorum. Logaritmadan sonra toplam çarpım, matris determinant ve 12.sınıf konuları var. Toplam çarpım, matris determinant kolay ama ihmal edilmemeli, ben ihmal ettiğimden matris sorusunu yapamamıştım mesela. Bununla uğraşamam sonra dönerim diye boş bırakmıştım döndüğümde çok az vaktim olduğundan yine uğraşmamıştım.

Bu arada, dedim ya Matematik'te patladım diye, Matematik'te şimdiden bölüm denemesi çözmeye başlasanız çok iyi olur. En azından geriye sadece integral kaldığında başlayın. Ya da kendinizi kısıtlamayın direkt başlayın işte. Ben pişmanım Matematik'ten az deneme çözdüğüme. 41 net benim için çok az.

***

GEOMETRİ

Geometrinin analitik kısmında çok bir şey yok, LYS'de kolay soruyorlar. Soru bankalarınızdaki analitik kısımlarını bitirin, sınava sayılı günler kala tekrar edin.

Asıl iş uzunluk, açı püsür sorularda. Bol bol soru çözüp, pratik kazanın. Zaman sıkıntısı çekmiyorsanız (mezunsanız) her gün çözmelisiniz bile diyebilirim. Geometri görme işi diyorlar palavra, her gün bulmaca çözer gibi çözenler yapıyor bu mereti. 

***

KİMYA

Bir an önce organikte okulda neredeyseniz oraya kadar toparlayın, zaten biliyorsanız tekrar edin. 11.sınıf kimyası kolay bence, mantığını kavrayınca da olay bitiyor neredeyse onu dershaneyle birlikte işledikten sonra yeterli derece test çözerseniz kafi.

Bir de ben sınav haftası okula tek 12.sınıf olarak gittim demiştim ya, işte o sırada okuldaki kimya hocama sorularımı götürüp durdum. Böylece okulda geçirdiğim vakti iyi değerlendirmiş oldum. Size de öneririm, varsa okulda işinin ehli hocalar gidin sorun. Kimya diğer branşlara göre kolay olduğu için hocanızın götürdüğünüz soruları yapabilme ihtimali fazla bayağı. 

***

ŞİMŞEK TAKTİĞİ: BİYOLOJİ

Bu yazıyı asıl yazmamın amacı buydu neredeyse. Gördüğünüz gibi biyolojim iyi. Biyolojiye daha önce nasıl çalışmanız gerektiğinden bahsetmiştim. Bunları tekrar okuyun (tekrar yazmayacağım :)) Yukarıda "akıl süzgeci" olmadı biyoloji kelimelerini aratıverin. 

Buna ek olarak Matematikte yaptığım gibi biyolojide de 12.sınıfı hemencecik bitirmeye çalıştım.
Aldığım boş defteri. Sindirimden başlayıp kulak burun boğazdan çıktım. Size de öneririm. Tabii kuru kuru çalışmayın ardından test de çözün. Benim ilk deneme çözmeye başladığım ders biyoloji oldu, bunun güzel yanı bildiklerimi tekrar etme şansı yakaladım bol bol.

Biyoloji ezber olduğu kadar mantık gerektiren yerleri var. Biyolojide ezber %90 mantık %10'sa sınavda sorulan sorulardaki ezber mantık oranı %50 %50 dir hatta mantık ezberi geçmiş bile olabilir. Buna dikkat edin. Kitaplardaki kırmızıyla işaretlenen yerleri not edip kapınıza filan bile asabilirsiniz. 

Tekrar söylüyorum çıkmış sorulara bakın. ÖSS ÖYS dahil. Oradan fikir edinebilirsiniz biyolojide nelerin çıkacağını. Her şeyi kuru kuru ezberleyemezsiniz, neyi ezberlemelisiniz bilmeniz gerek.

Matematik ve Biyoloji için söylediğimi tüm dersler için söyleyebilirim aslında. Ne kadar önce deneme çözmeye başlarsanız o kadar iyi. Mayısta başlayın bence en azından. Sıkılınca deneme çözün zevkli oluyor test çözmeye göre.

*** 

FİZİK

Fizik hakkında şu anlık çok şey yazmayacağım. Yine videolardan diyip geveleceğim. Söyleyecek çok bir şey yok çünkü. Siz en zor soruları öğrenmeye çalışırsınız gerçek sınavda en basit sorular çıkar, ama hiç çalışmadığınız sözeller (modern fizik) sizi vuruverir. :) Lise 4 kitabını atmayın. Oradaki sorulara filan da bakın, oradan bayağı çıktı LYS'de. LYS 2013 Fiziğini bir oturup inceleyin, AKP cemaatle kapıştığı için içimden bir ses bu seferki lys fizik eskisinden de beter olacak diyor. Ama belli olmaz. Yine de söyleyeyim, işlerin mantığını kavramanızı, hocanızın bile oldukça zorlandığı sorularla fazla vakit öldürmemenizi öneririm. Yalnız bu sorulardan kastım çok karışık ve uzun olan sorular, hocanızın "Aaa aslında çok ince bir ayrıntısı varmış." dediği sorular değil. Zor soru iyi soru değildir her zaman unutmayın. Birimleri de göz ardı etmeyin birim soruyorlar yav. 

***

Şimdilik bu kadar.


Geçmiş olsun.

Herkese geçmiş olsun. Soruları açıklamayacaklarmış sanırım, üzüldüm.

Yorumları alabilirim. :d


Unutmadan... (ÖNEMLİ)

Sınava dakikalar kala önemli olduğu için son anda belirtmek istediğim (veya daha önce belirtmeyi unuttuğum için şimdiye kalan) bir şey var.. Sınavda taktiğinizi / ders çözme sıranızı değiştirmeyin arkadaşlar. Denemelerde nasıl yapıyorsanız öyle yapın. Yeni icatlar üretmeyin. Eskilerini de unutmayın. Nasıl denemelerde bilemediğinize biraz vakit ayırdıktan sonra boş bırakıyorsanız gerçek sınavda da öyle yapın, soruda saatlerce uğraşmayın.

Kısacası gerçek sınavınız denemelerle tutarlı olsun. Son dakika golü atmayın.

İyi sınavlar :)

Not: Şeker filan da yemeyin bence.

Sınav Anı Nedir?

Sınav anı bir safsatadır arkadaşlar. Tüm denemeleri iyi güzel yapan kişiler gerçek sınavda aniden gelen net düşüklüğüne "sınav anı" arkadaşlar, sizin başınıza gelecek diyip "ben s*çtım" siz de.. neyse.. tarzında moral bozmaya kalkarlar. Benim başıma geldi oradan biliyorum. Yani bu tip biriyle karşılaşmışlığım var sınavdan önce :)

Olayı daha detaylı açıklayayım

- Okulda aynı serviste bulunduğum bir kız. Sınavdan sonra veryansın ediyor. Yok ben sınavlarda süperdim şu kadar şu kadar net yapıyordum da bu sınavı yetiştiremedim sosyalde 30 boşum vardı falanca filanca. Sordum normal denemelerin nasıldı? İşte hep yetiştirirdim en fazla felsefeyi yetiştiremediğim oluyordu arada..

Hee şimdi bak..!

*********** FLAŞBEK ***********

Previously on lost

**********

7.sınıfta bir sınava girdim. Adı SBS. Lanet olsun ya hedefim Galatasaray üniversitesiydi berbat yaptım bu sınavda. Günlerce ağladım. Sordular niye böyle oldu. "E işte benim son denemelerim 4 yanlış 5 yanlış en fazla 7 yanlış oluyordu da sınava girdim 10 yanlış yaptım." Abim geldi sordu "Son 2 hafta naptın?" Evet arkadaşlar oyun oynadım. Çılgınlar gibi. Ne deneme çözdüm ne bilmediğim konuların üzerine gittim. Sınavda da doğal olarak en kolay soruları yapamadım. Çünkü bilmiyorum. Çünkü sadece dershanede önüme konan soruları çözüyordum.

Bana ikinci bir şans verildi. 8.sınıfta "tevekkül" denilen o şeyi yaptım. Çalıştım. Her gün 2 deneme çözdüm. Sınava büyük bir özgüvenle girdim. Ve başardım. Üniversite sınavı neyse ki değişti, şimdi ikinci ve üçüncü şansa sahipsiniz. Neyse konu bu değil.

*************************

Bakın yukarıdaki kız sınavdan çıkmış, onu eleştirip moralini bozmak istemedim. Zaten yüzü bi hayli asıktı (Sizi bol bol eleştirebiliyorum ama :)) ) Ama arkadaşlar yok sınav anıymış yok bir şeymiş bunun tek nedeni var.

Sadece ders çalışıyorlar.

Durun bu pek net olmadı biraz açayım.

1- YGS öbür sınavlara benzemez.

Şimdi sürekli aynı yayınlardan çözmeyin, bana zaman yayınlarından bahsetmeyin, çıkmış soruları çözün diyip duruyorum ya.

Şu var ki gerçek sınavda soruların %80'i basit olmakla birlikte (harbiden basit) bir kısmı da değişik olacak. Zor demiyorum değişik. Hayır bu soruları çözebilmek zeka istemiyor. Siz P(x) = (x-5)^2 polinomunda x'in hangi değeri kalanı 0 yapar diye sorunca (gerçi bu YGS konusu değil ama aklıma direkt bu geldi) x yerine 5 yazacağınızı biliyorsunuz. Onlar öyle sorar ki kullanacağınız yine bu bilgidir, ama soru bir acayiptir. Daha doğrusu hep aynı yayının denemelerini çözüp vizyon derin olmayınca acayip gelir. Ha gerçi böyle diyorum ama çoğu piyasa denemesi de birbirinin aynısı ve eski ÖSS sorularından çakma. Yani yine çoğu kişi eşit olacak. Sizin yapmanız gereken böyle bir soruya karşı sakin olup bildiğini yapmaktır.

Örneğin şu soru:

2013 YGS Matematik 27. Soru

Bu soru denemelerde karşınıza çıkmaz çünkü kimse bu kadar kolay bir soruya bu kadar emek harcamaz. 3x + 5 = 23 x = ? der geçer. Bu da anca "Matematiğim 0" tipinde kitaplarda görülür. Ama ÖSYM hiçbir masraftan kaçmayıp sormuş.

Sakin misiniz yoksa heyecanlı mı? Sınav anından şikayet eden bir kişi bu soruya denklem yazıp B'yi felan çekmeye bile çalışabilir, soruyu anlamadan garip işler yapabilir.

Halbuki çözüm çok kolay. Öğretmen sağ tarafı dolduruyorsa her toplamın sonucunu biliyoruz. A + B + C 'nin toplamı zaten biliniyor. A + B de biliniyor. Dolayısıyla  ilk toplamdan ikinci toplamı çıkaran her öğrenci Can'ın sayısının ne olduğunu bilir. Banu kendi sayısını biliyor dolayısıyla A + B toplamından kendi sayısı olan B'yi çıkartır A'yi bulur, aynı şekilde B + D'den de Doğa'yı bulur. Banu kesin cevapta var. Ali A+B'den kendi bildiği sayı olan A'yı çıkartır B'yi bulur. B'yi bulan Ali hızınızı alamaz ve B+D'den B'yi çıkartıp D'yi de bulur. Böylece o da tüm sayıları bulur. Sıra Doğa da. Aynı Ali gibi, doğa da B+D'den Banuyu çekip elde ettiği Banu bilgisiyle Ali'yi çekiyor ve o da şıklar da yerini alıyor. Doğru cevap Ali, Banu ve Doğa.

Ne kadar kolaymış değil mi? Tek yapmanız gereken bunları düşünebilmek. Daha rahat düşünmek için kağıdı da kullanabilirsiniz. Tek yapmanız gereken hiçbir baskı hissetmeden sağlıklıca düşünebilmek. Bildiklerinizi kullanmak, yeni bir şeyler icat etmemek.

Deli gibi integral çözüp de bu soruyu çözemeyenler var. Nedeni işte sınav anı. Aslında sınav anı değil de integralden 10000 soru çözüp denklemlerden soru çözmemenin ve hep aynı denemeleri çözmenin dolayısıyla sınava girince "ulen ben bu konudan hiç çözmedim" diye düşünmeyle gelen özgüven eksikliğinden ibaret. Ama bu şekilde kolay olduğunu düşünüp az çözdüğünüz konularda böyle bir özgüven eksikliği oluşmasın siz de. Benim de çok az soru çözdüğüm konular oldu. Bu tür konuların ne kadar kolay olduğunu ve bu yüzden çok soru çözmediğinizi hatırlayın ve kendinizi karşınızdaki soruyu çözebileceğinize ikna edin çünkü yapamayacağınız bir şey sormuyorlar bana güvenin.

Maddenin üzerinde YGS öbür sınavlara benzemez yazıyordu değil mi? Evet benzemez. Peki bunun yarattığı fark nedir? Arada böyle eşi benzeri sorulmamış gıcık ve tökezletici soruların bulunması, soruların uzun olması ve sınavın uzun olması.

2- YGS soruları uzundur

Yukarıdaki maddeyi yazarken aklıma geldi. Evet YGS soruları uzundur. Yukarıdaki soru gibi. Uzundur ve uzaktan çetrefilli gözükür, ama ne kadar uzunsa o kadar kolaydır bunu da unutmayın. Uzun soruların zor gelmesinin nedeni tamamen tembellikle alakalıdır. Beyinde yatan "Özet geç" içgüdüsünden kaynaklanır. Bu içgüdüyü bastırın.

3- YGS'nin kendisi uzundur.

Evet arkadaşlar bu nasıl oluyor bilmiyorum ama sınav uzun sürüyor. Denemeleri 30-40 dakika kala bitirenlerin ucu ucuna yetiştirdiği söylenir. Bu yalan değildir.

Bunun nedeni basittir.

Ben de 40 dakika kala falan bitiriyordum sonlara doğru. Derslere kaç dakikada bitirdiğimi not alıyordum. Fen 20 dakika, Sosyal 20 dakika, Türkçe 30 dakika filan sürüyordu. Bunlar komik rakamlar arkadaşlar, gerçekçi değil. Bunun nedeni her gün deneme çözüp artık aynı soruları görüp görüp tık tık işaretlemenin sonucudur. YGS'de de tık tık işaretleyeceğiniz sorular olacak ama sınavın tamamını tık tık işaretlemeyi beklemeyin.

Yukarıdaki kıza o yüzden kızdım. O ve onun gibileri sadece denemelere göre yorum yapıyorlar. E be kızım sen milletin 40 dakika erken çıktığı sınavda felsefeyi yetiştirmekte zorlanıyorduysan e tabi gerçek sınavda bir şeyler değişecek. Yani bu kızın matematiği çok kuvvetliydi, üniversiteye gidince matematiği çatur çutur yapar mesela ama kız kendini hız konusunda geliştirmemiş ortaya da böyle bir tablo çıkmış.

Ben size bu tarz kişilerin sizin moralinizi bozmanıza izin vermeyin minvalinde şeyler yazdım ama sınavı yetiştirememek sizin de başınıza gelebilir. Herkesin geliyor, ben de LYS Matematiği yetiştirememiştim açıkçası.

Size bir arkadaşımın anısından bahsedeyim. Bu arkadaşım sınavı 15 dakika kala bitirmiş. Ne kadar güzel değil mi ama adamın 8 boşu varmış. (Ben 10 dakika kala bitirdim 2 boşum vardı.) Adam sorulara dönmüş 7 tanesini filan doğru yaptım dedi. Bu çocuk Bilkent EE'de okuyor, ismi Bulut (buraya yazan) ve LYS'de 3. oldu. Son 15 dakikada 3.lük geldi adama.  Sanmayın ki derece yapan adamlar çatlak ve işi yemiş bitirmiş. Bakın işte son 15 dakika 8 boş 3.lük. Hiç moralinizi bozmayın yani.

Sayısalcılar için; arkadaşlar eğer sosyali yetiştiremesseniz de durum çok umutsuz değil. Yine bir arkadaşım var. Sosyalde 20 boşu mu ne vardı. Dini bile yapamamış adam. Ama sayısalda başarılı oldu ve 5000. oldu. Ha ama sosyali hobi olarak yapın demiyorum, yapın ama verilen ikinci şansların da altını çiziyorum burada.

*

Kısacası "Sadece ders çalışıyorlar" diye şikayet ettiğim kişiler sınava bazı yönlerden hazırlıksızdı, sadece test çözüp denemelere girdiler, kendilerini başka durumlara hazırlamadılar, bu tür yazılar okumadılar, sonra bu ufak hazırlıksızlık tüm sınava vurdu. Bu yazıyı bu durum sizin başınıza gelmesin diye yazdım. YGS'nin özelliklerinden bahsederken "özgüven" ve "moral" meseleleri üzerinde durdum umarım yazıyı toparlayabilmişimdir.

Ben tanımlarına uymuyorum "sınav anı" hastalığına yakalanırım batırırım kem küm mi diyorsunuz?

Tekrar ediyorum yok böyle bir şey.

Yine de bu konuda ısrar ediyorsanız aynı hataları LYS'de tekrarlamazsınız olur biter.

*

Galiba istemeden moral bozdum. Düzelteyim şimdi. Şaka yaptım aslında sınav anı var. Ama onların sandığı gibi değil.

Gerçek sınav heyecanlıdır. Heyecanı abartmazsanız (saçma sapan hareketler yapmazsanız abartmazsınız, ben ki geleceğim hakkındaki kaygılarım yüzünden lise 3'te uykusuz geceler yaşamış bir insanız çok aşırı bir heyecan olmadı sınavda.) heyecan iyi bir şeydir.

Çünkü heyecan insana adrenalin salgılatır. Adrenalin iyi bir şeydir. Çokça yararı vardır. Seyyit Onbaşı'nın şu ünlü ağır top taşıma öyküsünün adrenalin sayesinde meydana geldiğini duymuştum. Adrenalin sınav esnasında sizin daha iyi odaklanmanızı sağlar. Zaten ben 5 tane sınava girdim hiç birinde bilgisayarımdaki oyunları düşündüğümü hatırlamıyorum :) Size de olmayacak. Yani aslında sınavda iyi bir sınav yapacaksanız.

Başınıza iş açan bir şey olursa bu özgüven eksikliği ve moral bozulmalarıdır. E bütün yıl çalışmadınız mı? Ne özgüven eksikliği? Bir tane yapamadığınız soru olunca niye kızıp bozuluyorsunuz? Ful çekmezsen topuğuna sıkarız diyen mi var? 

Arkadaşlar bu sınava herkes giriyor bunu unutmayın. Size zor olan herkese zor. Kolaysa herkese kolay. Sınav anı diye bir şey varsa herkese var.

Umarım yararlı bir yazı olmuştur, tekrar söylüyorum sorularınız bu konuyla ilgiliyse buraya sorun ama genel sorular YGS LYS Soru-Cevap isimli yazıma arkadaşlar. YGS'ye doğru yazıların devamı gelebilir ama gelmeyebilir de bu hafta yoğun bir haftam söz vermeyeyim.

Tatlı - Son 2 Hafta

ÖNEMLİ! : Arkadaşlar lütfen artık sorularınızı yandaki Soru-Cevap resmine tıklayarak açılan blog yazısında sorun. Ben hepsini görüyorum. 14 Marttan itibaren kıyıda köşede kalmış soruları yayınlayıp yayınlamamak tamamen benim insiyatifimde. Neden derseniz Soru-Cevapları sadece bir yerde toplarsak herkes için faydalı olur + başkaları da sizin sorularınızı cevaplayabilir.

Hayır sizi unutmadım. Yoğundum mu diyeyim, teknik aksaklıklar mı diyeyim, hepsi üst üste mi geldi diyeyim. Yine de bu yazının bu kadar gecikmesi kabul edilemez bir olay. Hepinizden özür diliyorum.
(Teknik aksaklıktan kastım bu yazıyı aslında başkası yazacaktı, başka bir transfer, ama adam gazeteye yazmış, oranın yayınlanmasını bekleyeyim oradaki şeyleri onlar yayınlamadan senin bloga yazarsam etik olmaz dedi. Adam haklı, o yüzden ona LYS hakkında bir şeyler yazmasını rica edeceğim.)

Yazacak çok yeni bir şey yok ama bazı şeyleri hatırlatmakta fayda var.

* Çıkmış sorular (kaldıysa hala) acilen çözülmeli.

* Günde 2 deneme çözülmeli.

* Denemeleri mümkünse piyasadan tekil olarak alıp farklı yayın evlerinin denemelerini çözün, gidip fem 8li 10lu filan alıp durmayın.

* Hala konu eksiğiniz varsa, kapatın! Eskiden izlediğiniz videoları tekrar izleyin. Oldukça yararı olacaktır.

* Vakit artık tamamen masa başında geçirilmeli.

* Son 2 hafta çalışın, sadece son gün çalışmayın. Bunun nedeni psikolojik olarak baskı altına girmeyi (stresi) engellemek daha da önemlisi rahat uyumak. :)

* Son gün daha önce izlediğiniz keyifli bir filmi tekrar izleyin.

* Uykusuz kalmayı bırakın, erken yatıp alarm kurmadan erken kalkın.

* Vakit hep evde geçiyorsa ve çok sıkıcıysa geceleri birazcık da kendinizi rahat bırakabilirsiniz, ama tutup öğlen 4'te çalışmayı bitirip kendinizi saçma işlere vermeyin. Ekstradan bilgisayar ve bilgisayar oyunları kafayı yorar, vakti bunlarla geçirmeyin. Son gün film izleyin dedim bunu bilgisayardan izlemeyin mümkünse.

* Havalar pek iyi değil aman dikkat. (Gerçi ben Ankarada'yım bölgeye göre değişir.)

ÖNEMLİ - DEVAMSIZLIKLAR HAKKINDA

- Ben son 10 gün devamsızlık yapıp toplamda 8 gün devamsızlık kullanmıştım. Sonra bu devamsızlıklar LYS'de başıma iş açtı. Size bunu yapmanızı hiç ama hiç önermem. Son 1-2 hafta okulda yapacağınız çalışmanız çok daha verimli olur. Yoruluyorum diyorsanız 1 gün gidin 1 gün gitmeyin bari, veya ara sıra yarım gün gidin. direk olarak 10 gün devamsızlık yazdırmayın e-okula. O devamsızlık altın değerinde unutmayın.

- Not: Ben 8 gün devamsızlık yazmadan önce okula geldiğimde millet gelip muhabbet ediyordu, havalar da güzeldi bayağı. Onlara sınava 2 hafta kaldığını hatırlatın.

YGS HAKKINDA

* YGS özü itibariyle kolay bir sınavdır. Artık hepiniz soruları gördünüz. Birkaç tane ıncık cıncık soru olur, ama sınavdaki genel izleniminiz kolay olduğudur.

* Sınava başladığınız gibi çok acele ederek soruları çözmeyin ama çok yaymayın da. Matematik çözüyorsunuz ilk sorular kolay, gidip de ilkokul çocuğu gibi çözmeyin yani.

* Denemelerde hangi yolu izliyorsanız, ne teknikler kullanıyorsanız aynısını yapın, değişik şeyler denemeyin.

* Sınav esnasında karşınıza çıkan ilk yapamayacağınız soru moralinizi bozacaktır. Denemelerde bunlardan tonlarca vardı, ama YGS gerçek sınav olunca etkisi büyük tabii.

ARKADAŞLAR kimse sizden YGS'yi ful çekmenizi beklemiyor. Tek soruda pes etmeyin. O soruya sonradan dönüp yapabileceğinizi de unutmayın.

* Herkesin aynı sınava girdiğini unutmayın. Zorsa hepinize zor, kolaysa hepinize kolay.

* Öncelikleri belirleyin. Sayısalcılar için, sosyal önemli ama o kadar da değil. O dengeyi iyi kurmak lazım. Türkçe'yi ağır çözüp sosyale hiç bakmamak iyi bir şey değil, Matematik'te boşlarınız varken sosyali ağır çözüp vakit kaybetmek de iyi değil.

* Saate bakıp zamanınızı iyi planlayın.